20/11/2009 · Kategori: Siirs_h




 

Bu şehir girdap gülüm
Girdapta mehtap gülüm
Feleğin bir suyu var
Su değil kezzap gülüm


Feleğe dayandım gülüm
Öldüm de uyandım gülüm
Öldüm de uyandım

Bu şehir serap gülüm
Serapta mihrap gülüm
Feleğin bir topu var
Mermisi kezzap gülüm

Feleğe dayandım gülüm
Öldüm de uyandım gülüm
Öldüm de uyandım

Yezidin harcı zulüm
Yiğidin burcu ölüm
Feleğe dayandım gülüm
Öldüm de uyandım gülüm
Öldüm de uyandım

 


Ömer Lütfü METE







Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

12/11/2009 · Kategori: Siirs_h



Rüya, bütün çektiğimiz

Rüya kahrım, rüya zindan.

Nasıl da yılları buldu,

Bir mısra boyu maceram.

Sus, kimseler duymasın.

Duymasın ölürüm ha.

Aymışım yarı gecede

Seni bulmuşam sonra

Yağar bir yağmur sonra...

Yağıyor yeşil yeşil.

 


Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,

Bilmezler nasıl sevdik birbirimizi,

İki yitik hasret,

İki parça can.

Sus, kimseler duymasın

Duymasın ölürem ha

Aymışım yarı gecede

Seni bulmuşam sonra

Yağar bir yağmur sonra...

Yağıyor yeşil yeşil.

 


Ahmet ARİF

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

11/11/2009 · Kategori: Siirs_h

 

 

 

 

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm 

Şehre simsiyah bir kar yağar 

Yollar kalbimle örtülür 

Parmaklarımın arasından  

Gecenin geldiğini görürüm 

 

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm 

Çocuklar sinemaya gider 

Yüzümü bir çiçeğe gömüp 

Ağlamak gibi isterim 

Derinden bir tren geçer 

 

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm 

Alıp başımı gitmek isterim 

Bir akşam bir kente girerim 

Kayısı ağaçları arasından 

Gidip denize bakarım 

Bir tiyatro seyrederim 

 

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm 

Uzaktan bir bulut geçer 

Karanlık bir çocukluk bulutu 

Gerçeküstücü bir ressam 

Dünyayı değiştirmeye başlar 

Kuş sesleri, haykırışlar 

Denizin ve kırların 

Rengi birbirine karışır 

 

Sana bir şiir getiririm 

Sözler rüyamdan fışkırır 

Dünya bölümlere ayrılır 

Birinde bir pazar sabahı 

Birinde bir gökyüzü 

Birinde sararmış yapraklar 

Birinde bir adam 

Her şeye yeniden başlar

 


Ataol BEHRAMOĞLU

 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

19/10/2009 · Kategori: Siirs_h



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


-Küçük bir tarih düşürüyorum
Seninle görülen rüyaya.


Yâr
Baharı yaman
Gözleri güneş ve duman yâr
Hangi zamandı.

Seni gördüm
Gagasında zehir taşıyan kuşlarını
Yusuf peygamberin öyküsünü anlatan
Kızların yanından geçerken
Seni gördüm
esrik gezinirim!.

Yağmuru düşün
Topraktan önce yüzümüze düşen
Yüzümüzü çizik çizik eden
Keman hüznü o ince konuğu.

Sonra beni düşün
Tutup incileri gülümseyen
Güzel atlara binip
Gürültülü ırmakları geçen
Ellerinde leylâklar büyüten beni.

Senden kalbime düşen şavkla
Bölünerek yürüdüğüm görülsün
Görülsün artık
Arkama alıp dünya çöplerini
Aşkın ağulu ucunu
Yüreğimde taşıdığım.

Av sahnesinden geçip
Kuyu
Saman ve pazardan sonra
Sana söylemem lazımdı
Çatlatamadığını yüzümün kayaları bazen
Kayıtsız kaldığımı güllere karşı.

Hiç mi
Hiç eskimedi tuhaflığım
Gülü içime atıp söyleşirim
Sorma bu işin esrarını
Üzeri kül hikâyesi...

 

 

 

İsmail KARAKURT

Simurg, , MEB Yayınları 1992 İst.

 

 

 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

13/10/2009 · Kategori: Siirs_h


"Aklımdan çıkmıyorsun dedim

Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya"


Cahit ZARİFOĞLU

 

(“Mavi Gök Orda mı”)

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

28/9/2009 · Kategori: Siirs_h

 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telâşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vaktiniz olmadı…


BEHÇET NECATİGİL






 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

Şarkılar