22/5/2009 · Kategori: Nurh_ne

 

Bismihi Sübhânehû

Aziz kardeşlerim,
Bu defa motorlu kayık içinde Eğirdir'den Barla'ya giderken denizin dehşetli, emsalsiz fırtınası leyle-i Kadirdeki dehşetli hastalık gibi, zahmet noktasını kaldırıp büyük bir rahmete vesile olduğunu sizlere müjde veriyorum.

Altı arkadaşla beraber şehid olmak, yedi ihtimalden altı ihtimalle deniz bize geniş bir kabir olmak için zemin hazırlandı. Fakat o hâl altında, mükerrer tecrübelerle yağmurun Risâle-i Nur'la alâkadarlığı ve şimdi çok zamandır yağmura şiddetli ihtiyaç olduğu bu zamanda Risâle-i Nur'un gizli düşmanlarının tehlikesinden ve geniş plânından kurtulmasına bir işaret olarak o dehşetli hâletimiz bir sadaka-i makbule hükmüne geçtiği remziyle, o rahmet-i İlâhîden gelen emr-i Rahmânîyi imtisalindeki iştiyakla yağmurun bir annesi olan bu deniz, o rahmete dair emr-i İlâhîyi gayet heyecanla ve iştiyakla, acelelikle getirmek için, bir şefkat tokadı nevinden Nur talebeleri olan bizim başımızı tokatla yüzümüzü ve gözümüzü yağmurla okşadı. Biz bu hâleti zâhiren hiddet, mânen şefkatkârâne okşamak nev'inde gördük.

Ben daha fırtına ve yağmur başlamadan evvel hiss-i kablelvuku ile hazine-i rahmete bir anahtar olacak dehşetli ve heyecanlı bir musibet hissettiğimden, mütemâdiyen Cevşen'i ve Şâh-ı Nakşibend'in virdini okuyordum. Denizin o dehşeti içinde kemâl-i şevkle o mübarek denizi kabir olarak kabul ediyordum. Böyle kaza ile vefat eden şehid hükmünde olduğu gibi, şehid de velî hükmünde olmasından, altı arkadaşıma acımadım. Yalnız içinde bulunan çocuğa bir parça acıdım. O kayığın makinesi bozulduğu ve yelkeni de, rüzgâr onun aksiyle geldiği için fayda vermediğini ve denizin mevcleri de pek büyük, evvelâ kayığa ve zahiren bize hücum etmesiyle beraber kayığın içine girmediği için, kemâl-i sabır ve şükürle karşıladık ve sâlimen sahile çıktık. "Elhamdü lillâhi alâ külli hâl" dedik.

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ

EMİRDAĞ LÂHİKASI

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

30/4/2009 · Kategori: Nurh_ne



“Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol vardır.


O günah, istiğfarla çabuk imhâ edilmezse, kurt değil,

belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ısırır.


Günahlardan gelen yaralar ve yaralardan hâsıl olan vesveseler, şüpheler -neûzu billâh-

mahall-i iman olan bâtın-ı kalbe ilişip

imanı zedeler.”

Bediüzzaman Saîd Nursî

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

27/4/2009 · Kategori: Nurh_ne





“Bu zamanda enâniyet çok ileri gitmiş.

Herkes, kâmeti miktarında

bir buz parçası olan enâniyetini eritmeyip bozmuyor,

kendini mazur biliyor; ondan nizâ (kavga) çıkıyor.

Ehl-i hak zarar eder; ehl-i dalâlet istifade ediyor.”

 

Bediüzzaman Said Nursî

 

Kastamonu Lâhikası

 


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

22/4/2009 · Kategori: Nurh_ne

 

 

 

 

 

 

 

 









Ümmeti ise her namazda “Es’selâmü aleyke eyyühe’n-nebiyyü: Selâm üzerine olsun ey nebi!” demeleri, o selâm-ı İlâhîdeki emir ve fermana bir imtisâldir.

Hem ona karşı biat etmektir.

Ve hergün biatını, yani memuriyetini kabul ve getirdiği fermanlara itaatlerini tecdit ve tazelemektir.

Hem, risâletini bir tebriktir.

Hem, umum âlem-i İslâm her gün bu kelime ile onun getirdiği saadet-i ebediye müjdesine karşı bir teşekkürdür.

Evet, her insan, kendi vücudunun mahvolmasıyla müteellim olduğu gibi, hanesinin harap olmasıyla da elem çekiyor. Ve vatanının bozulmasıyla gayet müteessir oluyor. Ahbabının firak ve vefatıyla derinden derine kalbi acıyor. Dünya kadar büyük, has ve hususî dünyasının zeval ve firak ve âhirde tamamen mahvolmasını düşünmesi, mânevî bir cehennem gibi ruhunu ve vicdanını yandırıyor.

İşte, aklı başında herbir adam ruhsuz, kalbsiz, akılsız olmamak şartıyla bilecek ki, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmın Miraç gecesinde gözüyle gördüğü saadet-i ebediyenin müjdesini ve ehl-i imanın Cennetteki hayat-ı bâkiyesinin beşâretini ve insanın alâkadar olduğu sevdiklerinin mahvolmadıklarını ve onların zevallerinden sonra yine görüşmelerinin muhakkak olacağının gayet sürurlu, mânevî hediyesine karşı umum âlem-i İslâm hergün çok defa “Es’selâmü aleyke eyyühe’n-nebiyyü: Selâm üzerine olsun ey nebi!” dediği gibi,

onun da getirdiği hediye-i mâneviyesiyle, hem kâinat sayfaları ve tabakaları mektubat-ı Samedaniye olmasına, hem mahlûkatın hakikî kıymetleri ve kemalâtları onun risaletiyle tezahür etmesine mukabil, bütün mahlûkat mânen “Es’selâmü aleyke eyyühe’n-nebiyyü: Selâm üzerine olsun ey nebi!” bu mezkûr hakikatin lisânıyla derler.

Ve ümmet mâbeyninde şeâir-i İslâmiyeden(İslâm alâmetlerinden) olan birbirine “Es’selâmü Aleyküm” demeleri sünnet olması, bu büyük hakikatin şuâsı olmasındandır.

 

El’bâkî- Hüve’l bâkî
Said Nursî

BEDİÜZZAMAN

EMİRDAĞ LÂHİKASI

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

27/2/2009 · Kategori: Nurh_ne




“Musibetler,

dergâh-ı ilâhîye sevk etmek için

birer kader kamçısıdır.”

 

Bediüzzaman Said Nursî

 

Barla Lâhikası


 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

27/2/2009 · Kategori: Nurh_ne




“Ehl-i kalp için

bâzen sükût dahi bir konuşmaktır.”

 

Badiüzzaman Said Nursî

 

Barla Lâhikası

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

Şarkılar